Üsâme bin Zeyd (ra), Hz. Peygamber'in (sav) evlatlığı Zeyd bin Hârise'nin (ra) oğlu olup, İslâm tarihinin en genç ordu kumandanıdır.
Peygamber Sevgisi ve Gençliği
Medine'de doğmuş, siyahî teni sebebiyle babasına benzememesine dair münafıkların çıkardığı dedikodular, fizyonomist (kâif) bir uzmanın şahitliğiyle son bulmuştur.
Resûlullah (sav) onu ve torunu Hz. Hasan'ı (ra) dizlerine oturtup "Allahım, ben bunları seviyorum, sen de sev" diyerek bağrına basmıştır.
Kendisinden şefaat istenildiğinde, Hz. Peygamber'in (sav) onu kıramayacağını bilen sahabe arasında "Hıbb-u Resûlillah" (Peygamberin Sevgilisi) olarak anılmıştır.
Gençlik ateşiyle olgunluğun vakarını birleştiren bu ulu kumandan, nebevi güvenin en parlak tecellisidir.
Kumandanlığı ve Hassasiyeti
Hz. Peygamber (sav) vefatından hemen önce, Suriye tarafına gönderilecek devasa orduya henüz on sekiz yaşındaki Üsâme'yi başkumandan tayin etmiştir.
Ordu içindeki Hz. Ömer (ra) gibi büyük sahabeler bu karara tabi olmuş, Hz. Ebû Bekir (ra) de halife olduktan sonra bu nebevi vasiyeti harfiyen uygulamıştır.
Sefer dönüşünde gösterdiği dirayetle liyakatini ispatlamış, babası Hz. Zeyd'in Mute'de dökülen kanının intikamını alarak devletin otoritesini sağlamlaştırmıştır.
Bir savaş sırasında kelime-i tevhid getiren düşman askerini öldürdüğü için Hz. Peygamber'den (sav) aldığı şiddetli uyarı, hayatı boyunca onun en büyük fıkhi ölçüsü olmuştur.
Liyakatin yaşta değil iman ve kabiliyette olduğunu bütün ümmete ispatlayan, asırlara ışık tutan bir önderdir.
Vefatı ve Kabri
Muâviye'nin hilafetinin sonlarına doğru altmış yaşlarındayken Medine yakınlarında vefat etmiş ve Cennetü'l-Bakī'ye defnedilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.