II. Murad devrinin âlimlerindendir. Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin talebelerinden olduğu söylenir.
Anadolu’daki Görevleri
İlim tahsiline memleketinde başladı. Anadolu’ya geldikten sonra İsmâil Bey’in valilik yaptığı Kastamonu’ya yerleşti ve büyük ilgi gördü. Ardından Edirne’ye geldi; Sultan Murad Han dedesinin Bursa’daki medresesini ona verdi.
Sultan Mehmed Han devrine kadar yaşadı ve onun huzurunda zamanın âlimleriyle meclislerde bulundu, tartışmalara girdi ve üstünlüğünü ortaya koydu.
Fâtih’in huzurundaki ilmî münazaralar, o dönemde bir âlimin itibarının sınandığı asıl arenaydı.
Eserleri
Seyyid Şerîf’in Hâşiye alâ Şerhi’ş-Şemsiyye’sine, Hâşiye alâ Şerhi’l-Metâli‘ine ve Şerhu’l-Mevâkıf’ına hâşiyeler yazmıştır.
Hattı
Hattı da güzeldi. Taşköprülüzâde’nin babası, onun el yazısıyla yazdığı bir el-Keşşâf nüshasını gördüğünü, bu nüshanın hattının güzelliği ve metnin sıhhati bakımından eserin en güzel nüshalarından olduğunu söylemiştir.
Vefatı
860/1455 senesinde vefat etti.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.