Molla Fenârî’nin Karaman’da ders okuttuğu iki Yâkub’dan biridir; hocası bu ikisiyle iftihar ederdi. Sarı Yâkub ya da Yâkub el-Asfar diye anılır.
İlmî Yönü
Her ilim dalından nasibi vardı. Taşköprülüzâde’nin anne tarafından dedesi ondan Teftâzânî’nin Kitâbü’t-Telvîh’ini okumuştur. Müellif bu bilgiyi aktarırken bir ayrıntı da ekler: dedesinden usûle dair bir mesele okuduğunda, o meseleyle ilgili bütün fürû meselelerine dair görüşlerini de beyan ederdi.
Bütün meseleleri ezbere bilir ve çok iyi anlatırdı. Alçak gönüllü, Allah’tan sakınan, temiz kişilikli ve üstün ahlâklıydı.
Molla Yegân ile Görüşmesi
Bursa’ya gelip Molla Yegân ile buluştu ve bazı sıkıntılarını anlattı. Molla Yegân sözlerinden çok memnun kaldıysa da sıkıntılarına çözüm sunamadı; yalnız bolca ikramda bulundu.
Eserleri
Mısır âlimleriyle arasında geçen bir tartışma üzerine, iki âyet arasındaki teâruzu gideren bir risâle yazdı. Taşköprülüzâde bu risâlenin müellif hattıyla nüshasını bizzat gördüğünü ve eserin ilmî derinliğinin işareti olduğunu belirtir. Ayrıca haccın kurallarına dair bir risâlesi daha olduğunu işitmiştir.
Rüya Rivayeti
Kendisinden nakledilen bir rüya rivayeti vardır. Rüyasında Hz. Peygamber’in huzurunda bulunmuş ve âlimlerin gıybetinin ağırlığına dair meşhur sözün gerçekten kendisine ait olup olmadığını sormuştur. Aldığı cevap, o sözü söylemesi yönünde bir teyit olmuştur.
Bu rivayetin kaynaklara girmesi, âlim gıybetinin o devirde ne kadar ciddiye alındığını gösterir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.