Orhan Gazi devrinin fazilet sahibi âlimlerindendir. Fıkıh ve ferâiz ilmini manzum olarak yazmasıyla temayüz etmiştir.
Tahsili
Mecdüddin el-Kayserî’den ilim tahsil etti. Edebî sanatların pek çok dalının yanı sıra çeşitli dinî ilimlerin özüne de vâkıf oldu. Ardından Şam diyarına göç ederek oranın âlimlerinden tefsir ve hadis okudu, sonra memleketine döndü ve vefatına kadar orada kaldı.
Eserleri
Fıkıh konusunda son derece başarılı bir manzum eser telif etti. Ferâiz ilminin bütün konularını kapsayan, belâgat değeri yüksek bir başka manzumesi daha vardır; ardından bu manzumenin inceliklerini ve sırlarını açıklayan bir şerh kaleme almıştır.
Miras hukukunu şiire dökmek, hesabı ezberletmenin en zarif yoluydu.
Ferâiz, İslâm miras hukukunun paylaştırma hesaplarını konu alan bir ilimdir ve yoğun biçimde kesir işlemleri içerir. Bu sebeple klasik gelenekte ferâiz metinleri sıklıkla manzum yazılmıştır; vezin ve kafiye, hesap kurallarının hafızada kalmasını kolaylaştırır. Muhsin-i Kayserî’nin bu sahada eser vermesi, onun hem fıkha hem edebiyata aynı anda hâkim olduğunu gösterir.
Ayrıca Şeyh el-Endelüsî’nin aruza dair el-Muhtasar adlı eserine, içini güzelce tanzim ettiği ve pek çok açıklayıcı bilgi yerleştirdiği bir şerh yazmıştır.
Kaynaklardaki Yeri
Doğum ve vefat tarihleri kayıtlara geçmemiştir. Kuruluş devrinin telif eser bırakmış isimlerinden olmasına rağmen hakkında bilinenler, Taşköprülüzâde’nin kaydettiği bu birkaç cümleden ibarettir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.