Aydınoğlu Mehmed Bey’in hocasıdır ve Tire’de müderrislik yapmıştır. Ders verdiği medrese, Taşköprülüzâde’nin yaşadığı asırda bile onun adıyla anılmaktaydı.
İlmî Yönü
Bütün ilim dallarında, özellikle şeriat ilimlerinde bilgi ve maharet sahibiydi. Osmanlı medreselerinde okutulan temel metinlere yazdığı şerhlerle tanınır.
Eserleri
İbnü’s-Sââtî’nin Hanefî fıkhına dair Mecma‘u’l-bahreyn adlı eserini, açıklayıcı bütün bilgileri içerecek biçimde şerh etti. Taşköprülüzâde bu şerhin kendi devrinde de kabul gördüğünü kaydeder. İmam Sâgānî’nin hadise dair Meşâriku’l-envâr’ını da sayılamayacak kadar nükteyle şerh etmiştir. Usûl sahasında el-Menâr’a yazdığı şerh ise Osmanlı medreselerinde uzun süre okutulmuştur.
Müellif ayrıca onun tasavvufa dair bir risâlesini gördüğünü, bu risâlenin şeriata uygun tasavvuf konusunda büyük bir nasibe mazhar olduğuna işaret ettiğini belirtir.
Kardeşi Meselesi
Taşköprülüzâde bu biyografiye alışılmadık bir not düşer: İbn Melek’in kardeşlerinden biri, Hurûfîliğin kurucusu Fazlullah et-Tebrîzî’nin bağlılarındandı. Müellif bu durumu, biri tuzlu ve acı, diğeri tatlı ve içilir iki su benzetmesiyle anlatır.
Aynı evden çıkan iki kardeşin iki ayrı yola gitmesi, o devrin fikrî çeşitliliğinin de bir göstergesidir.
Hurûfîlik, harflere ve sayılara dayalı bir yorum sistemi geliştiren ve on dördüncü yüzyıl sonlarında Anadolu’da yayılan bir harekettir. Osmanlı ulemâsının büyük çoğunluğu bu hareketi reddetmiş, Fâtih devrinde Fahreddin Acemî’nin öncülüğünde bastırılmıştır.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.