Hz. Safiyye bint Huyey (ra), Hayber fethinde esir düşen Yahudi kabile reisinin kızıyken, İslâm'la şereflenip müminlerin annesi olan hanımefendidir.
Hayber Fethi ve Evliliği
Asil bir Yahudi ailesine mensup olup, Hayber'in fethinde babası ve eşi öldürülerek kendisi İslâm ordusuna esir düşmüştür.
Hz. Peygamber (sav) onu esaretten kurtarıp azat etmiş, ardından dinini seçme hürriyeti tanımış ve o tereddütsüz İslâm'ı kabul etmiştir.
Resûlullah (sav) onun azat edilmesini mehir sayarak onunla evlenmiş, bu vesileyle kabileler arasındaki kin ve düşmanlığın önüne geçmiştir.
Savaş esiriyken müminlerin annesi olma şerefine yükselen bu asil kadın, İslâm'ın kalpleri fetheden kuşatıcılığının en güzel örneğidir.
Nezaketi ve Peygamber Şefkati
Yahudi kökenli olması sebebiyle diğer eşler arasında zaman zaman laf işittiğinde, ağlayarak Hz. Peygamber'e (sav) sığınmıştır.
Allah Resulü (sav) onun gözyaşlarını silerek, "Benim babam Harun, amcam Musa, eşim de Muhammed de, onlara karşı bununla övün" diyerek muazzam bir teselli vermiştir.
Son derece yumuşak huylu, zarif ve çok merhametli olup, Allah Resulü (sav) vefat edeceğinde "Keşke senin yerinde ben hasta olsaydım" diyerek ağlamıştır.
Hz. Ömer (ra) devrinde cömertliğiyle tanınmış, kendisine tahsis edilen maaşın çoğunu yetimlere ve fakirlere dağıtmıştır.
Irkçılık ve önyargı fırtınaları karşısında nebevi şefkatle korunan bu zarif hanımefendi, asaletin ve teslimiyetin eşsiz bir sembolüdür.
Muâviye devrinde Hicri 50 yılı dolaylarında Medine'de vefat etmiş, peygamber sevgisiyle dolu kalbi Cennetü'l-Bakī'de istirahate çekilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.