Hz. Ömer (ra), adaletiyle yeryüzüne nam salmış, İslâm'ın ikinci halifesi ve Hz. Peygamber'in (sav) en önemli yardımcılarından biridir.
İslâm'a Girişi ve Cesareti
Başlangıçta İslâm'a şiddetle karşı çıkmış olsa da, kız kardeşinin evinde dinlediği Kur'ân ayetlerinden etkilenerek Müslüman olmuştur.
Onun İslâm'ı kabulü Müslümanlar için büyük bir moral kaynağı olmuş ve Kâbe'de ilk defa açıkça ibadet edilmesini sağlamıştır.
Fâruk lakabıyla anılan Hz. Ömer (ra), hak ile batılı birbirinden ayırmadaki keskin ferasetiyle kaynaklarda sıkça övülür.
Onun kılıcı kadar keskin olan adaleti, hem dostlarına hem de düşmanlarına daima güven vermiştir.
Fetihler ve Devletleşme
Halifeliği döneminde Suriye, Filistin, Mısır ve İran gibi devasa coğrafyalar İslâm topraklarına katılmıştır.
Divan teşkilatını kurarak devletin idari, mali ve askeri yapısını sistemli bir kurumsal zemine oturtmuştur.
Hicrî takvimi resmi olarak uygulamaya koyması ve teravih namazlarının cemaatle kılınmasını başlatması en bilinen icraatlarındandır.
Kudüs'ü teslim alırken sergilediği tevazu ve gayrimüslimlere tanıdığı inanç hürriyeti, tarihe altın harflerle geçmiştir.
İslâm devleti, onun döneminde sınırlarını kıtalar ötesine taşıyarak cihanşümul bir medeniyete dönüşmüştür.
Şehadeti ve Kabri
Sabah namazını kıldırdığı sırada Ebû Lü'lüe adlı bir köle tarafından hançerlenerek şehit edilmiş ve Hz. Peygamber'in (sav) yanına defnedilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.