Hz. Hasan (ra), Hz. Peygamber'in (sav) "reyhanım" diyerek sevdiği ilk torunu, Hz. Ali (ra) ile Hz. Fâtıma'nın (ra) büyük oğludur.
Peygamber Şefkatinde Büyümesi
Hicretin üçüncü yılında doğduğunda ismini bizzat Allah Resulü (sav) vermiş ve kulağına ezan okumuştur.
Çocukluğu dedesinin mescidinde geçmiş, secdedeyken onun sırtına çıkmış, o minberdeyken kucağında hutbe dinlemiştir.
Yüz hatları ve fiziksel özellikleri itibarıyla dedesi Hz. Peygamber'e (sav) en çok benzeyen kişi olarak kaynaklarda nakledilir.
Fitnelerin ve çatışmaların yoğunlaştığı bir çağda, feraseti ve hilmiyle ümmeti büyük bir felaketin eşiğinden döndüren barış elçisidir.
Hilafeti ve Feragati
Hz. Ali'nin (ra) şehadetinden sonra halife seçilmiş, yaklaşık altı ay süren hilafetinin ardından kan dökülmemesi için Muâviye lehine makamdan çekilmiştir.
Bu fedakârlığı sayesinde Resûlullah'ın (sav) "Benim bu oğlum seyyiddir, Allah onunla iki Müslüman grubun arasını bulacaktır" mucizesi gerçekleşmiştir.
Hayatı boyunca defalarca malının yarısını veya tamamını Allah yolunda tasadduk edecek kadar cömertliğiyle nam salmıştır.
Siyasi çekişmelerden daima uzak kalarak Medine'de ilim, ibadet ve irşatla meşgul olmuş, Ehl-i beyt ahlakını yaşatmıştır.
İktidarı elinin tersiyle itip kardeşliği seçen eşsiz duruşu, İslâm siyaset tarihinde benzeri olmayan bir ahlak abidesidir.
Şehadeti ve Kabri
Medine'de maruz kaldığı zehirlenme neticesinde vefat etmiş ve annesi Hz. Fâtıma'nın (ra) yanına Cennetü'l-Bakī'ye defnedilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.