Hz. Fâtıma bint Esed (ra), Hz. Ali'nin (ra) annesi olup, Hz. Peygamber'i (sav) yetimliğinde kendi çocuklarından farksız büyüten yüce bir annedir.
Ebû Tâlib'in Evi ve Himayesi
Hz. Peygamber (sav) sekiz yaşındayken dedesinin vefatıyla amcası Ebû Tâlib'in evine geldiğinde, onu kendi öz evlatlarından daha fazla bağrına basmıştır.
Evin kısıtlı imkânlarına rağmen, yiyecekleri önce o mukaddes yetime vermiş, saçlarını taramış ve üzerine titreyerek peygamber şefkatini hak etmiştir.
İslâm daveti başladığında eşi Ebû Tâlib iman etmese de o gecikmeden Müslüman olmuş ve Ehl-i beytin temel direklerinden birini oluşturmuştur.
Kendisi aç kalsa bile önce peygamber yetimini doyuran bu eşsiz şefkat, İslâm'ın ahlak temelini oluşturan mukaddes bir anneliktir.
Medine Günleri ve Vefatı
Medine'ye hicret eden hanımlar kafilesi içinde yer almış, Hz. Fâtıma (ra) ve Hz. Ali'nin (ra) evlilikleriyle hane halkının direği olmaya devam etmiştir.
Hz. Peygamber (sav) Medine'de onu sık sık ziyaret eder, onun evinde öğle uykusuna yatarak ona olan hürmetini ve minnetini daima gösterirdi.
Vefat ettiğinde Resûlullah (sav) kendi iç gömleğini çıkararak ona kefen yapılmasını emretmiş ve cenaze namazını bizzat kıldırmıştır.
Bununla da yetinmeyip kabre bizzat inerek bir süre oraya uzanmış, "Allahım, annem Fâtıma'nın kabrini genişlet" diyerek ona şefaat duası yapmıştır.
Resûlullah'ın kendi gömleğini kefen yaptığı bu yüce şahsiyet, peygamber vefasının en muazzam nişanesini üzerinde taşır.
Cennetü'l-Bakī' kabristanında yatmakta olan bu mukaddes anne, Ehl-i beyt soyunun mübarek başlangıç köklerinden biridir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.