Hz. Ebû Ubeyde bin Cerrâh (ra), aşere-i mübeşşereden olup, Hz. Peygamber (sav) tarafından "Ümmetin Emini" unvanıyla taltif edilmiş bir sahabîdir.
İmanı ve Sadakati
İslâm'ın ilk günlerinde iman etmiş, inancı uğruna Habeşistan'a ve ardından Medine'ye hicret ederek tüm zorluklara göğüs germiştir.
Bedir Savaşı'nda müşrik saflarında yer alan babasıyla karşı karşıya gelmiş, imanın kan bağından üstün olduğunu bütün ümmete göstermiştir.
Uhud Savaşı'nda Resûlullah'ın (sav) yüzüne batan miğfer halkalarını dişleriyle çıkarırken ön dişlerini kaybederek büyük bir vefakârlık örneği sergilemiştir.
Onun şahsiyeti, güvenilirliğin ve sadakatin adeta ete kemiğe bürünmüş, yeryüzünde yürüyen hâlidir.
Fetihleri ve İdaresi
Hz. Ebû Bekir (ra) döneminde Suriye cephesine kumandan olarak gönderilmiş, Humus ve Antakya gibi önemli merkezleri fethetmiştir.
Kudüs'ün fethinde ordunun başında bulunmuş, şehrin anahtarlarını halife Hz. Ömer (ra) gelene kadar muhafaza etmiştir.
Askeri başarılarına ve emrindeki büyük ordulara rağmen, son derece sade ve gösterişsiz bir hayat yaşamaktan asla vazgeçmemiştir.
Hz. Ömer'in (ra) kendisi için "Eğer Ebû Ubeyde sağ olsaydı, onu benden sonra halife tayin ederdim" dediği büyük bir devlet adamıdır.
Makamların ve zaferlerin değiştiremediği, tevazusuyla devleşen, ahlakıyla ordulara yön veren eşsiz bir karakterdir.
Şehadeti ve Kabri
Suriye ve Filistin'i vuran Amvâs vebasına yakalanarak elli sekiz yaşlarında şehit olmuş ve Ürdün vadisine defnedilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.