Hz. Cüveyriye bint Hâris (ra), kabilesinin esaretten kurtulmasına vesile olan, güzelliği ve ibadete düşkünlüğüyle tanınan müminlerin annesidir.
Müreysî Gazvesi ve Özgürlük
Benî Mustalik kabilesinin reisinin kızı olup, Müreysî (Benî Mustalik) Gazvesi'nde İslâm ordusuna esir düşmüştür.
Özgürlük fidyesini ödemek için Hz. Peygamber'den (sav) yardım istemiş, Allah Resulü (sav) onun fidyesini ödemeyi ve onunla evlenmeyi teklif etmiştir.
Bu evlilik haberi duyulunca, sahabe "Peygamberin akrabaları esir edilemez" diyerek ellerindeki yüzlerce kabile mensubunu serbest bırakmıştır.
Kendi özgürlüğüyle birlikte yüzlerce kabilesinin hidayetine vesile olan bu bereketli hanım, İslâm'ın barış ve rahmet elçisidir.
İbadeti ve Nebevi Uyarı
Hz. Âişe (ra), kabilesi için Cüveyriye'den daha hayırlı ve bereketli başka bir kadın tanımadığını açıkça ifade etmiştir.
Sabah namazından sonra kuşluk vaktine kadar zikir ve ibadetle meşgul olan, tesbihatına son derece düşkün bir hanımefendiydi.
Hz. Peygamber (sav) ona uzun uzun tesbih çekmek yerine, az kelimeyle çok büyük sevap kazandıran "Sübhanallahi ve bihamdihi..." duasını öğretmiştir.
Müminlerin annesi olduktan sonra eski günlerinden hiçbir iz taşımadan, son derece sade ve İslâm ahlakıyla bütünleşmiş bir hayat sürmüştür.
Esaretten peygamber hanesine uzanan o mucizevi yolu adımlayan bu yüce anne, Müslümanların kalbinde ebediyen şükranla anılacaktır.
Muâviye'nin halifeliği döneminde altmış beş yaşlarında Medine'de vefat etmiş ve Mervan bin Hakem'in kıldırdığı namazla Bâki kabristanına defnedilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.