Âşık Paşa’nın oğlu, Şeyh Muhlis Baba’nın torunudur. Üç kuşak süren bir irfan geleneğinin üçüncü halkasıdır.
Amasya’da Bir Ömür
Amasya yakınlarında bir yere yerleşti, ömrünü orada geçirdi ve oraya defnedildi. Kabri sonraki asırlarda da ziyaret edilen bir makam olarak kaldı.
Bu biyografide, kitabın geri kalanında pek rastlanmayan bir ayrıntı vardır: Taşköprülüzâde, gençlik yıllarında Elvan Çelebi’nin kabrini bizzat ziyaret ettiğini ve bereketinden istifade ettiğini söyler. Eserin yazarı burada bir anda kaynak olmaktan çıkıp tanıklık eden birine dönüşür.
Kendisi ibadete düşkün, dünyaya değer vermeyen ârif bir zât olarak anılır; kuvvetli bir cezbe sahibi olduğu kaydedilir.
Babası gibi o da sülûk âdâbı üzerine manzum bir eser kaleme almıştır. Aile içinde devam eden bu yazma geleneği, Anadolu’da Türkçe tasavvuf edebiyatının kurucu damarlarından birini oluşturur.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.