Ebû Hüreyre (ra), İslâm ümmeti içinde en çok hadis rivayet eden sahabî ve Ashâb-ı Suffe'nin en tanınmış simalarındandır.
İslâm'a Girişi ve Suffe Hayatı
Hayber'in fethi sırasında Medine'ye gelerek Müslüman olmuş ve o andan itibaren Hz. Peygamber'in (sav) yanından hiç ayrılmamıştır.
Asıl adı Abdurrahman olup, kedilere olan şefkati sebebiyle Resûlullah (sav) tarafından "Kedicik Babası" anlamındaki bu lakapla anılmıştır.
Dünya malına hiç itibar etmemiş, karın tokluğuna Mescid-i Nebevî'deki Suffe ehli arasında yaşayarak tüm vaktini ilme adamıştır.
İlme olan bu sarsılmaz iştiyakı, onu peygamber sözlerinin en büyük muhafızı ve canlı bir kütüphanesi yapmıştır.
Hadis Rivayeti ve Hafızası
Hz. Peygamber'in (sav) mucizevi bir şekilde hırkasına dua etmesiyle hafızası olağanüstü güçlenmiş ve duyduğu hiçbir şeyi unutmamıştır.
Beş binden fazla hadis rivayet ederek, İslâm dininin pratik hayata dair detaylarının günümüze ulaşmasında en büyük pay sahibi olmuştur.
Hz. Ömer (ra) döneminde Bahreyn valiliği yapmış, ancak makamın fitnesinden çekinerek kendi isteğiyle görevden ayrılmıştır.
Sonraki yıllarda Medine'de kalarak ilim meclisleri kurmuş, yüzlerce tâbiîn âlimine hadis öğreterek devasa bir ilim halkası oluşturmuştur.
Dünyalık hiçbir menfaat gözetmeksizin bir ömrü Resûlullah'ın (sav) sözlerine vakfeden eşsiz bir hadis hafızıdır.
Vefatı ve Kabri
Seksen yaşlarına yaklaşırken Medine'de vefat etmiş ve büyük bir kalabalığın katılımıyla Cennetü'l-Bakī' kabristanına defnedilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.