Ebû Eyyûb el-Ensârî (ra), Hz. Peygamber'i (sav) Medine'deki evinde yedi ay misafir eden ve İstanbul'un manevi fatihi sayılan büyük sahabîdir.
Mihmandar-ı Nebevî Oluşu
İkinci Akabe Biatı'nda İslâm'ı kabul etmiş, Resûlullah (sav) Medine'ye hicret ettiğinde devesi Kusvâ'nın evinin önüne çökmesiyle bu büyük şerefe nail olmuştur.
Hz. Peygamber (sav) onun evinin alt katında kalmayı tercih etmiş, ancak o eşiyle birlikte üst katta yürürken "Peygamberin üzerine basıyoruz" endişesiyle büyük bir edep göstermiştir.
Bedir, Uhud ve Hendek dâhil Hz. Peygamber'in (sav) katıldığı bütün savaşlarda bulunmuş, onun en yakın muhafızlarından biri olmuştur.
Peygamber ocağını kendi hanesinde misafir eden bu kutlu sahabî, ensar vefakârlığının en zarif örneğidir.
İstanbul Kuşatması ve İlmi
Hz. Ali (ra) döneminde Hâricîlere karşı savaşmış ve halifenin yokluğunda Medine'de vekâleten valilik yapmıştır.
Yüz elliden fazla hadis rivayet ederek, İslâm fıkhı ve ahlakı konusunda Medine'nin saygın âlimleri arasında yer almıştır.
Seksen yaşını geçmiş olmasına rağmen, Hz. Peygamber'in (sav) "İstanbul'u fetheden ordu ne güzel ordudur" müjdesine nail olmak arzusuyla yollara düşmüştür.
Emevîler döneminde Yezîd kumandasındaki orduyla İstanbul kuşatmasına katılmış, hastalanınca da vasiyeti üzerine Bizans surlarının en dibine defnedilmiştir.
İlerleyen yaşına rağmen surlara dayanan sarsılmaz iradesi, İstanbul'un manevi tapusudur.
Vefatı ve Kabri
Hicri 52 (veya 54) yılında İstanbul surları önünde vefat etmiş, kabri asırlar sonra Akşemseddin tarafından bulunarak Eyüpsultan semtine ruhunu vermiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.