Dihye el-Kelbî (ra), kusursuz fiziki görünümü ve zarafetiyle bilinen, Cebrail'in (as) zaman zaman kendi suretine büründüğü elçi sahabîdir.
Zarafeti ve İslâm'a Girişi
Medine'nin ve bölgenin en yakışıklı, heybetli şahsiyetlerinden biri olup, ticaretle uğraşan saygın bir kabile mensubuydu.
Bedir Savaşı'ndan kısa bir süre sonra kendi rızasıyla Müslüman olmuş, zenginliğini ve itibarını İslâm devletinin hizmetine sunmuştur.
Hz. Peygamber (sav) vahiy meleği Cebrail'i (as) insan suretinde gördüğünde, onun çoğu zaman Dihye el-Kelbî'nin görünümünde geldiğini haber vermiştir.
Cebrail'in (as) kendi suretine bürünerek gelmeyi seçtiği bu asil sima, sahabe arasındaki zarafetin en somut örneğidir.
Bizans Elçiliği ve Seferleri
Hudeybiye Antlaşması'ndan sonra Hz. Peygamber (sav) tarafından Bizans İmparatoru Herakleios'a İslâm'a davet mektubunu götürmekle görevlendirilmiştir.
Kudüs veya Humus civarında İmparator ile görüşmüş, ona karşı sergilediği vakur ve zeki duruşuyla İslâm diplomasisinin gücünü göstermiştir.
Dönüş yolunda Hisma denilen mevkide eşkıyalar tarafından soyulmuş, bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) o bölgeye askeri bir birlik göndererek elçisinin onurunu korumuştur.
Uhud Savaşı dâhil birçok savaşa katılmış, Yermük muharebesinde Bizans ordularına karşı eski bir elçi olarak kılıç sallamıştır.
Uzak diyarlara tevhidin mesajını korkusuzca taşıyan bu eşsiz elçi, İslâm diplomasisinin en parlak yıldızlarındandır.
Vefatı ve Kabri
Şam bölgesindeki fetihlere katıldıktan sonra oraya yerleşmiş ve Emevîler devrinde (Muâviye döneminde) vefat ederek Suriye topraklarına defnedilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.