Ayasuluk Kadısı’nın oğlu olduğu için Ayasuluk Çelebisi namıyla meşhurdur. Fâtih devrinin en büyük âlimlerinden Hocazâde’yi yetiştirmiş olması, onu ilim silsilesinde önemli bir halka yapar.
Şahsiyeti
Fazilet ve zekâ sahibiydi; tabiî bir kuvveti ve yetenek güzelliği vardı. Daima ilim ve ibadetle meşguldü. İnsanlardan uzak durarak nefsini olgunlaştırmaya yönelmişti.
Görevi ve Talebeleri
Molla Yegân’dan ders aldıktan sonra Ağras Medresesi’nde müderris oldu. Orada müderrisken Hocazâde ve İyâs Efendi kendisinden ders aldılar.
Bir müderrisin ismi çoğu zaman yetiştirdiği talebeyle yaşar.
Eseri
İbnü’s-Sââtî’nin el-Mecma‘ adlı eserine şerh yazdı. Taşköprülüzâde bu şerhi çok değerli bilgileri içeren büyük bir eser olarak niteler; el-Hidâye şerhlerinden alıntılar da içerdiğini belirtir.
Eserin sonunda müellifle ayrı düştüğü hususları ayrıca zikretmiştir — yani şerhini bir savunma değil, eleştirel bir okuma olarak kurmuştur. Taşköprülüzâde kitabı incelediğini ve çok yararlandığını söyler.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.