Zeyniyye tarikatını Anadolu’ya getiren isimdir. Bursa’da kurduğu dergâh, Anadolu’daki Zeynî tekkeleri içinde en uzun ömürlüsü olmuştur.
Doğumu ve Soyu
Bir icâzette soyunu kendi eliyle şöyle yazmıştır: Abdüllatîf b. Abdurrahman b. Ahmed b. Ali b. Gânim el-Makdisî el-Ensârî. 786/1384 yılı Receb ayında doğdu.
Tasavvufa Yönelişi
İlk zamanlarda ilimle uğraşırken sonradan tasavvufa yöneldi ve Şeyh Abdülazîz’in hizmetine girdi; o da kendisine irşad icâzeti verdi.
Zeynüddin el-Hâfî Kudüs’e geldiğinde onu evinde misafir etti ve çok iyi ağırladı; bundan sonra ilgisi daha da arttı. Hâfî Hicaz’a giderken kendisi de gitmek istediyse de şeyhi izin vermedi — annesi hasta olduğu için onun hizmetinde kalmasını söyledi ve hac dönüşü muradını yerine getireceğine söz verdi.
Bir mürşidin, mürideini annesinin başında bırakması tasavvuf âdâbının en özlü örneklerindendir.
Halvet Yılları
Şeyh Zeynüddin Kudüs’e dönünce onunla birlikte Horasan’a gitti. Emriyle halvete oturdu, nefis terbiyesiyle meşgul oldu. Ardından Câm’a giderek Şeyh Ahmed Nâmıkî el-Câmî’nin kabri başında kırk günlük halvete girdi; bu süre içinde hâllerini mektupla şeyhine bildirdi. Sonunda şeyhi ona irşad icâzeti verdi.
Konya ve Bursa
Dımaşk’a, oradan Anadolu’ya geçti ve Konya’ya yerleşti. Konya’daki ziyaretlerini kendisi anlatır: önce Mevlânâ’nın, sonra Sadreddin Konevî’nin, ardından Şems-i Tebrîzî’nin kabirlerini ziyaret etmiş, her birinde farklı bir hâl yaşamıştır.
Bursa’ya giderken yolun ilk gününde atının üzerinde uyurken birinin, mârifet ehlinin kendisini beklediğini ve acele etmesi gerektiğini söylediğini işitmiş, fakat sesin sahibini görememiştir. Bursa’ya vardıktan sonra âlimlerden bir grupla halvete girmiştir.
Silsilesi
Her kelimesinin ilk harfi silsilesindeki isimlerin baş harflerini gösteren iki beyti vardır. Bu silsile kendisinden Zeynüddin el-Hâfî’ye, oradan Sühreverdiyye’nin kurucusu Şehâbeddin es-Sühreverdî’ye, Cüneyd-i Bağdâdî ve Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden Hz. Ali’ye kadar uzanır.
Zeyniyye’nin Özelliği
Bu tarikat mensuplarının işi zararın uzaklaştırılması, faydanın kazanılması, kardeşlerle dayanışma ve düşmanlara direniştir. Taşköprülüzâde bu prensiplerin Zeyniyye’ye Abdüllatîf el-Kudsî eliyle, önceki şeyhi Abdülazîz’den geldiğini kaydeder. Makāmât ve merâtibe dair Kitâbü’t-Tuhfe adlı bir eseri vardır.
Vefatı
856/1452 senesi Rebîülevvel ayında Bursa Kalesi’nde vefat etti ve Bursa’da kendi zâviyesinin yanına defnedildi. Kabri üzerinde bir türbe vardır. Yerine halifesi Tâceddin İbrâhim Karamânî geçmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.