Allah’ın isimleriyle yapılan zikirlerde sıkça “Yâ Aliyy, Yâ Rahmân, Yâ Fettâh” gibi ifadeler kullanılırken; yazılı metinlerde, vefklerde ve bazı Havas çalışmalarında aynı isimlerin “el-Aliyy, er-Rahmân, el-Fettâh” şeklinde yazıldığı görülür.
Peki neden okurken “Yâ”, yazarken ise çoğunlukla “El-” kullanılır?
Bunun temelinde önce Arapçadaki hitap ve isimlendirme farkı vardır.
“Yâ” Ne Anlama Gelir?
Arapçada يَا – Yâ, bir nida yani seslenme edatıdır.
Türkçedeki:
“Ey…”
ifadesine karşılık gelir.
Bu nedenle:
يَا عَلِيُّ – Yâ Aliyy
denildiğinde mana:
“Ey Yüce Olan!”
şeklindedir.
Burada kişi Allah’ın bir ismini yalnızca söylemiyor; o isimle Allah’a yönelerek hitap ediyor.
Aynı şekilde:
Yâ Rahmân
“Ey Rahmân olan Allah!”
Yâ Fettâh
“Ey açan, yolları ve kapıları açan Allah!”
Yâ Latîf
“Ey Latîf olan Allah!”
anlamında bir yöneliş ve seslenme vardır.
Dolayısıyla zikirlerde “Yâ” kullanımının temel sebebi, zikrin çoğu zaman bir hitap ve dua formunda yapılmasıdır.
Peki “El-” Ne Anlama Gelir?
Arapçadaki:
ال – El
takısı ise harf-i tarif olarak isimlendirilir.
Bir ismi veya sıfatı belirli hâle getirir.
Mesela:
عَلِيّ – Aliyy
“yüce”
iken,
الْعَلِيُّ – el-Aliyy
“o Yüce / mutlak Yüce olan”
manasına gelir.
Allah’ın isimleri Esmâü’l-Hüsnâ listelerinde bu sebeple çoğunlukla:
الرَّحْمٰن – er-Rahmân
الْعَلِيُّ – el-Aliyy
الْفَتَّاح – el-Fettâh
اللَّطِيف – el-Latîf
şeklinde görülür.
Çünkü burada Allah’a doğrudan seslenmekten ziyade ismin kendisi zikredilmekte veya tanımlanmaktadır.
“Yâ Aliyy” ile “El-Aliyy” Arasındaki Fark Nedir?
İkisi birbirine zıt veya farklı iki Esmâ değildir.
Buradaki fark esas olarak kullanım biçimidir.
Yâ Aliyy dediğimizde Allah’a o isimle hitap ederiz.
El-Aliyy dediğimizde ise Allah’ın “el-Aliyy” ismini ifade ederiz.
Örneğin:
Zikir ve duada:
“Yâ Aliyy!”
Yani:
“Ey Yüce Olan Allah!”
Bir açıklama veya isimlendirmede ise:
“Allah el-Aliyy’dir.”
Yani:
“Allah mutlak yüce olandır.”
Bu ayrım meseleyi anlamanın en kolay yoludur:
“Yâ” hitaptır.
“El-” ise ismin belirli biçimidir.
Neden “Yâ el-Aliyy” Demiyoruz?
Burada Arapça gramer açısından önemli bir ayrıntı vardır.
“Yâ” bir nida edatıdır. Arapçanın klasik kullanımında başında “el-” bulunan belirli isimlere doğrudan nida edilmesi her durumda aynı yapıyla gerçekleştirilmez.
Bu nedenle Esmâ zikrinde yaygın kullanım:
Yâ Aliyy
şeklindedir.
Yâ el-Aliyy
biçimi ise zikir kalıbında tercih edilen klasik yapı değildir.
Bunun en meşhur özel örneği “Yâ Allah” ifadesidir. “Allah” lafzının dil içerisindeki yapısı ve kullanımı ayrı değerlendirilir.
Dolayısıyla:
el-Aliyy → isim formu
Yâ Aliyy → nida ve hitap formu
olarak düşünülebilir.
Havas Metinlerinde Neden “El-Aliyy” Yazılır?
Havas literatüründe Esmâ bir vefkin, dairenin, cetvelin veya yazılı tertibin içerisinde yer aldığında çoğu zaman isim formuyla kaydedilir.
Mesela bir çalışma içerisinde:
اللطيف – el-Latîf
veya
الفتاح – el-Fettâh
yazılması, orada doğrudan sözlü bir seslenme yapılmadığını; Esmanın adının yazılı olarak yerleştirildiğini gösterir.
Buna karşılık aynı çalışma içerisinde yapılacak zikir tarifinde:
“Yâ Latîf”
veya
“Yâ Fettâh”
denilebilir.
Burada iki ayrı kullanım vardır:
Yazıda: Esmanın isim biçimi
Zikirde: Esmanın nida yani hitap biçimi
Bu nedenle eski metinlerde bir Esmanın cetvel içerisinde “el-” takısıyla yazılıp hemen altında zikrinin “Yâ…” şeklinde tarif edilmesi bir çelişki değildir.
Aksine iki farklı dil kullanımının sonucudur.
“El-” Yazmak Esmayı Daha Güçlü mü Yapar?
Burada önemli bir noktayı da ayırmak gerekir.
“El-” takısının kullanılmasının tek başına Esmanın manevi gücünü artırdığı şeklinde kesin bir dilbilgisi kuralı yoktur.
“El-” öncelikle Arapçanın gramer yapısına aittir.
Ancak Havas geleneğinde Allah’ın isimlerinin yazılı tertiplerde Esmâü’l-Hüsnâ’daki bilinen ve belirli biçimleriyle muhafaza edilmesine önem verilmiştir. Bu sebeple birçok yazılı uygulamada isimler “el-” takısıyla görülür.
Dolayısıyla meseleyi:
“Yâ güçlüdür, El daha güçlüdür”
şeklinde anlamak doğru değildir.
Doğru ayrım şudur:
Yâ = seslenme ve dua
El- = ismin belirli ve tanımlanmış biçimi
Kısaca Özetlersek
Bir kimse:
“Yâ Rahmân”
dediğinde Allah’a Rahmân ismiyle seslenmektedir.
Fakat:
“er-Rahmân”
yazdığında veya söylediğinde doğrudan Allah’ın o ismini ifade etmektedir.
Aynı şekilde:
Yâ Aliyy → Ey Yüce Olan!
el-Aliyy → Mutlak Yüce Olan
Bu nedenle Havas ve Esmâ çalışmalarında sıkça karşılaştığımız:
Okurken “Yâ”, yazarken “El-”
uygulamasının temelinde öncelikle Arapça nida ve isimlendirme yapısı, ardından da bu dil yapısının geleneksel Havas metinlerindeki kullanım biçimi bulunmaktadır.
Bu küçük görünen ayrım aslında önemlidir. Çünkü Esmâ çalışmalarında yalnızca hangi ismin kullanıldığı değil, o ismin hangi dil yapısı içerisinde kullanıldığı da metnin ne söylediğini anlamamızı sağlar.
Kürşad BERKKAN
Araştırmacı – Yazar – Eğitmen
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.