🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor. 🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor.

Aramak istediğiniz içeriği yazın

Yazar

Süper Admin

Toplam 3 makale
Bu yazı 310 görüntülenme

Külünkoğlu Derneği’nden Yapay Zeka ve Çocuklar Manifestosu

Külünkoğlu Derneği’nden Yapay Zeka ve Çocuklar Manifestosu: “Bıçak Sırtı Bir Dönemde Acil Eylem Çağrısı”


Türkiye’de çocukların dijital geleceğini şekillendirecek kritik bir manifesto yayımlandı. Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği, yapay zeka teknolojilerinin çocuklar üzerindeki etkilerini mercek altına alarak, devlete, ailelere ve topluma “ortak hareket” çağrısında bulundu.

Dernek Başkanı Metin Külünk imzasıyla yayımlanan “Çocuklar ve Yapay Zekâ – Bıçak Sırtı Bir Dönemde Eylem Çağrısı” başlıklı manifestoda, yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte getirdiği ciddi risklere dikkat çekildi ve Türkiye’ye özgü somut politika önerileri sıralandı.


Dijital Dünya: Kaçınılmaz Bir Gerçek


Rapora göre, Türkiye'de 6-15 yaş arası çocukların büyük çoğunluğu internet ve akıllı telefon kullanıyor. Sosyal medya, oyun platformları ve çevrimiçi videolar artık günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası. Dernek, bu nedenle dijital dünyanın çocuklar açısından “kaçınılmaz bir gerçek” olduğunu vurgulayarak, yasakçı yaklaşımlar yerine bilinçli kullanım ve güçlü düzenlemelerin esas alınması gerektiğini belirtti.


İki Yüzüyle Yapay Zeka: Büyük Fırsatlar ve Derin Riskler

Manifesto, yapay zekanın çocuklar için taşıdığı potansiyeli de göz ardı etmiyor. Kişiselleştirilmiş eğitim imkanları, problem çözme becerilerinin gelişimi, özel gereksinimli çocuklara destek ve dil öğrenimi gibi alanlarda sunduğu fırsatlar sıralanıyor. Ancak bu faydaların ancak doğru tasarlanmış, şeffaf ve sıkı denetlenen sistemlerle mümkün olabileceğinin altı çiziliyor.

Riskler konusunda ise manifesto son derece net uyarılarda bulunuyor:

  • Veri Sömürüsü ve Mahremiyet İhlali: Çocukların kişisel ve biyometrik verilerinin izinsiz toplanması, profillenmesi ve oyuncaklar dahil her türlü dijital ürünle izlenmesi büyük tehdit olarak görülüyor.
  • Bağımlılık ve Yalnızlaşma: Oyunlardaki bağımlılık yapıcı tasarımların çocuklarda çevrimiçi bağımlılığı artırdığı ve sosyal yalnızlaşmaya yol açtığı vurgulanıyor.
  • İstismarın Dijital Dönüşümü: En çarpıcı uyarı ise üretken yapay zeka (Generative AI) ile ilgili. Bu teknolojiler kullanılarak çocuk istismarı içerikleri üretilmesi riskinin “büyük bir tehdit” haline geldiği belirtilerek, bu yöndeki her türlü girişimin ağır suç sayılması çağrısı yapılıyor.


Somut Öneriler: Türkiye İçin Acil Eylem Planı


Külünkoğlu Derneği, tespitlerini somut politika önerileriyle destekliyor. Devletten acilen hayata geçirilmesini istediği başlıklar şöyle:

  1. Stratejik Adım: Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’ne “çocuk hakları”nın ayrı bir madde olarak eklenmesi.
  2. Zorunlu Değerlendirme: Çocuklara yönelik veya onları etkileyen tüm yapay zekâ sistemleri için “çocuk etki değerlendirmesi” yapılması zorunluluğu.
  3. Yaş Sınırı: Asgari kullanım yaşının net olarak 13 olarak belirlenmesi ve bu yaş altındaki çocuklar için özel koruma mekanizmaları geliştirilmesi.
  4. Veri Güvenliği: Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) kapsamında çocuk verilerine ilişkin düzenlemelerin güçlendirilmesi; biyometrik veri toplamanın sıkı sınırlara tabi tutulması.
  5. Hedefli Reklam Yasağı: 16 yaş altına yönelik hedefli (profillemeye dayalı) dijital reklamcılığın tamamen engellenmesi.
  6. Bağımlılıkla Mücadele: Oyun ve uygulamalarda, özellikle çocuklarda bağımlılık yaratan “kutucu açma”, sınırsız kaydırma gibi tasarımların kısıtlanması.
  7. Ebeveyn Onayı: Ebeveyn izin mekanizmalarının güvenli ve doğrulanabilir hale getirilmesi.


“Pasif Tüketici Değil, Korunması Gereken Varlıklar”

Manifestonun en çarpıcı mesajı, çocukların konumuna dair: “Çocuklarımız dijital dünyanın pasif tüketicisi değil, korunması gereken en kıymetli varlıklarımızdır.” ifadesi kullanılıyor.

Metin Külünk imzalı metinde, yapay zeka çağının “bıçak sırtı bir süreç” olduğu belirtilerek, Türkiye’nin kendi değerleri ve toplumsal gerçeklerine uygun, çocuk odaklı, güçlü bir yapay zekâ politikası geliştirmesi gerektiği vurgulanıyor. Çağrı sadece devlete değil; akademiye, sivil topluma ve en önemlisi ebeveynlere; bu kritik dönemde sorumluluk alarak ortak hareket etmeye yönelik.

Bu manifesto, Türkiye’de çocukların dijital geleceğine ilişkin kapsamlı ve uyarıcı bir çerçeve sunarak, teknoloji politikalarında insan hakları ve çocuk refahının merkeze alınması için önemli bir referans noktası oluşturuyor.


Manifesto'ya Ulaşmak için Tıklayın

Google Drive Dosyasını Aç

Fikirlerinizi Paylaşın (0)

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar