Gizem ve Ezoterizm

GÖRÜNMEYEN AĞ: İNSANI İNSANA, ANI KÂİNATA BAĞLAYAN HAKİKAT

06.01.2026 104 Görüntülenme
T
Tuğba Demirel
Yazar #5017
GÖRÜNMEYEN AĞ: İNSANI İNSANA, ANI KÂİNATA BAĞLAYAN HAKİKAT

Bazen bir düşünce, evrende dalga dalga yayılır.


Modern insan çoğu zaman yalnız olduğunu sanıyor. Kalabalıklar içinde, ekranlar arasında, bilgi bombardımanı altında… Oysa en büyük yanılgı da burada başlıyor. Çünkü insan hiçbir zaman tek başına olmadı. Sadece bağlantının neyle kurulduğunu unuttu.


Bilim bugün “alan”, “frekans”, “rezonans” dediği şeyi ölçmeye çalışıyor. Kadim bilgelik ise yüzyıllardır aynı hakikati başka bir dille fısıldıyordu:

Her şey birbiriyle temas hâlindedir.

Bu temas gözle değil, niyetle; elle değil, bilinçle gerçekleşir.


İnsan bir düşünceye uzun süre tutunduğunda, o düşünce yalnızca zihninde kalmaz. Bedeni etkiler, davranışları yönlendirir, karşısına çıkan insanları ve olayları seçmeye başlar. Bu bir “tesadüf” değildir. Bu, bilincin kendi alanını oluşturmasıdır.


Bugün nörobilim şunu söylüyor:

Zihin, tekrar edilen düşünceye göre sinir ağlarını yeniden şekillendirir.

Psikoloji şunu ekliyor:

İnsan, iç dünyasıyla uyumlu olan insanlara ve durumlara yönelir.

Fizik ise sessizce araya giriyor:

Benzer frekanslar birbirini bulur.


Bu noktada şunu sormak gerekir:

İnsan hayatını mı yaşıyor, yoksa bilincinin izin verdiği kadarıyla mı var olabiliyor?


Meditasyon, tefekkür, içe yöneliş gibi pratikler tam da burada devreye girer. Ama sanıldığı gibi “rahatlamak” için değil. Asıl işlevleri, insanı otomatik tepkilerden çıkarıp seçen bir varlık hâline getirmektir. Düşüncenin dümenine geçmektir.


Çünkü kontrol edilmeyen zihin, geçmişten gelen kayıtlarla yaşar.

Kontrol edilen zihin ise geleceği şekillendirir.


Burada mistik bir masaldan değil, oldukça somut bir süreçten söz ediyoruz. Dikkatini nereye veriyorsan, enerjin oraya akar. Enerjin nereye akıyorsa, hayatın orada şekillenir. İnsan çoğu zaman kader sandığı şeyin, farkında olmadan sürdürdüğü zihinsel alışkanlıklar olduğunu çok geç fark eder.


Belki de asıl soru şudur:

Bağlı olduğun şeyler seni büyütüyor mu, yoksa sınırlıyor mu?


İnsan kendini değiştirdiğinde dünya değişmez; ama dünyanın ona verdiği karşılık tamamen dönüşür. Aynı şehir, aynı insanlar, aynı şartlar… Fakat bambaşka bir deneyim. İşte bu yüzden bazıları “şanslı” sanılır, bazıları sürekli “denk gelmez”. Oysa mesele şans değil; bilinç hizalanmasıdır.


Görünmeyen bir ağ var.

Ve herkes, farkında olarak ya da olmayarak, bu ağa kendi sinyalini gönderiyor.


Sorulması gereken tek şey şu:

Sen ne yayıyorsun?

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bunları da Okuyabilirsiniz

AGARTA CELSELERİ
AGARTA CELSELERİ
Bunu uygula ve Kuantum Bilinç İle Yaşamını Değiştir!
Bunu uygula ve Kuantum Bilinç İle Yaşamın…
SIRRI ÇÖZÜLEMEYEN 5 GİZEMLİ OLAY
SIRRI ÇÖZÜLEMEYEN 5 GİZEMLİ OLAY
Uzaylılar var mı?
Uzaylılar var mı?